Çalışmalarımız > Etkinlikler >

“Dünyada ve Türkiye’de Antisemitizm: Mücadele Mekanizmaları” webinarı düzenlendi

İnanç Özgürlüğü Girişimi’nin “Dünyada ve Türkiye’de Antisemitizm: Mücadele Mekanizmaları” başlıklı webinarı, 13 Ocak 2021’de düzenlendi.

Moderatörlüğünü İnanç Özgürlüğü Girişimi Proje Koordinatörü Dr. Mine Yıldırım’ın üstlendiği webinarda, Birleşmiş Milletler Din veya İnanç Özgürlüğü Özel Raportörü Dr. Ahmed Shaheed ve Avlaremoz yazarlarından Avukat Betsy Penso’nun katılımıyla antisemitizm ve bununla mücadele yöntemleri tartışıldı.

Webinarda, Dr. Ahmed Shaheed, din veya inanca dayalı ayrımcılığa dikkat çekmek ve antisemitizmle mücadele etmek amacıyla 2019’da hazırladığı raporun bulgularına değindi. Antisemitizmin demokrasiye yönelik ciddi bir tehdit olduğunu belirtirken, Yahudilere yönelik saldırıların artarak devam ettiğinden bahsetti. Yahudilerin doğrudan İsrail devletinin eylemleriyle ve komplo teorileriyle ilişkilendirilmesiyle nefretin çevrimdışı ve çevrimiçi alanlarda sistematik olarak körüklendiğine dikkat çekti. Ayrıca, ayrımcılığı önleme konusundaki birincil sorumlunun devletler olduğunu vurgulayan Shaheed, insan hakları odaklı yasaların gerekliliğine ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ayrımcılığın önlenmesi konusundaki önemine değindi. Antizemitizmle mücadele için izleme ve raporlamanın daha etkili ve yaygın bir şekilde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Antisemitizmle ve her tür ayrımcılıkla mücadele etmek amacıyla çalışmalar yapan Avlaremoz yazarlarından Betsy Penso ise Türkiye’de antisemitizmin yansımaları ve mücadele pratiklerine değindi. Penso, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de antisemitizm kaynaklı düşmanlık, ayrımcılık veya suçların yeteri kadar görünür olmadığına dikkat çekti. Nefret saldırılarının ve saldırılara yönelik cezasızlığın en önemli sorunlardan olduğunu aktardı. Nefret söylemi ve saldırılarıyla ilgili hukuki yollara başvurulmasının önünde ise yargıya olan güvensizlik, nefret suçuna maruz kalanlarının bunun suç olduğunun farkında olmamaları ve güvenlik kaygıları gibi engellerin olduğunu belirtti. Ayrıca, Yahudi kelimesinin sıklıkla bir hakaret olarak kullanıldığını dile getiren Penso, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Yahudilerin sistematik olarak komplo teorileriyle birlikte anılmasının, İsrail’e yönelik söylemlerin Yahudi karşıtı bir noktadan kurgulanmasının ve popüler kültürdeki olumsuz temsillerin de önemli sorunlardan olduğunu aktardı. Antisemit vakaların tespit ve teşhir edilmesinin gerekliliğine vurgu yapan Penso, Avlaremoz platformu olarak bunun için çabaladıklarını ve bu amaçla her sene “Yılın En Antisemit Vakası”nı düzenledikleri bir anketle seçtiklerini aktardı. Ayrıca, alternatif medyadaki görünürlüğün ve sivil toplumun yaptığı çalışmaların ise antisemitizmle mücadele açısından önemine dikkat çekti. Bu bağlamda, DurDe Platformu’nun, SEHAK’ın çalışmalarının ve Hrant Dink Vakfı’nın yürüttüğü “Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi” projesinin iyi örnekler arasında sayılabileceğini belirtti.