Kütüphane > İnanç Özgürlüğüyle İlgili Haberler >

Gül’ün İsveç Heyetinde Süryani Din Adamı Var / Syriac Clergy on Gül’s Delegation to Sweden

suryaniler.com, 08.03.2013

Summary in English below.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İsveç Kralı 16.Gustav’ın davetlisi olarak yapacağı İsveç ziyaretinde İstanbul, Ankara Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Reisi ve Patrik Vekili Metropolit Filüksinos Yusuf Çetin de yer alacak.

Yusuf Çetin, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, İsveç’te 150 bin kadar Süryani’nin yaşadığını, biri 1’inci,, diğeri 2. ligde olmak üzere iki futbol takımları bulunduğunu, Süryaniler’in ülkede mülkiyede, askeriyede, emniyette görev aldığını dile getirerek, birkaç sene önce ülkedeki ilk göçmen milli eğitim bakanı olan İbrahim Baylan’ın Süryani olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül’ü 18 Şubat’ta ziyaret ettiklerini hatırlatan Çetin, “10 Mart’ta sayın Cumhurbaşkanımız İsveç’e yapacağı resmi ziyarette beni de yanlarına almayı uygun gördüler. Ben ve cemaatim için onur, sevinç meselesi. Süryaniler için Cumhuriyet tarihinde bir ilk oluyor” dedi.

Çetin, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde devlete karşı Süryaniler’den kaynaklanan en ufak bir sorun olmadığını ve Süryaniler’in her zaman devletin yanında yer aldığını kaydederek, şöyle dedi:

“Biz 5 bin 500 yıldır bu topraklarda yaşıyoruz. Bizim tarihimiz, kültürümüz eski. Lozan Antlaşması’nda Süryaniler, Süryani Katolikler, Keldaniler, Nasturiler haklardan yararlanamadık. Yalnız ‘Ermeniler, Rumlar, Museviler azınlık’ dediler. Onların okulları, hastaneleri var. Biz bugüne kadar bunların hiçbirinden yararlanamadık. Her seferinde ‘Siz azınlık değilsiniz’ denildi. Azınlık değilsek, bir Müslüman hangi haklardan yararlanıyorsa, bir Süryani’nin de yararlanması lazım. Her şeye rağmen biz ülkemizi seviyoruz. Ülkemizin birlik beraberliği, kalkınması, büyümesi, tanıtımı için elimizden geleni yapıyoruz. Dualarımızla da onu destekliyoruz.”

-“Müslümanlık için Mekke, Medine neyse, Süryaniler için Mor Gabriel Manastırı o“-

Kadastro olaylarında Süryaniler’in büyük bölümüne haksızlık yapıldığını, arazilerinin alındığını dile getiren Çetin, “Bir anaokulu açmak istedik. Bunu bile bize fazla gördüler. Azınlık olmadığımız söylediler. Daha ilk asırlarda, 4. ve 5. asırlarda Türkiye’nin birçok yerinde Süryaniler’in üniversiteleri vardı. Şimdi ilkokul yok. Bir anaokulu diyoruz, sorun… Bu konuyla ilgili mahkeme açtık” dedi.

Yusuf Çetin, Süryaniler’in kültürle, medeniyetle, sanatla uğraştıklarını, dünyanın ilk üniversitesini kurduğunu, dünya anayasasını yazdığını anlatırken, Mor Gabriel Manastırı konusunda şunları söyledi:

“Mor Gabriel Manastırı daha Müslümanlık ortaya çıkmadan önce mevcut. M.S. 397 yılında kurulmuş. Ondan daha eski manastır ve kiliselerimiz var. İdil’de 120 yılında metropolitliğimiz vardı. Mor Gabriel Manastırı konusunun bir an önce çözülmesini istiyoruz. Müslümanlık için Mekke, Medine neyse, genelde tüm Hristiyanlık, özel olarak biz Süryaniler için Mor Gabriel Manastırı odur.”

Yakında Yeşilköy’de yeni bir kilise yapmayı umduklarını ifade eden Çetin,

Bu konuda hükümetimizden, büyükşehir belediye başkanından yardım bekliyoruz” diye konuştu.

Çetin, Türkiye’nin demokrasi yolunda gereken, hak ettiği adımları attığı; can, mal, inanç güvenliği sağlandığı ve eksikler tamamlandığı zaman herkesin mutlu olacağını belirterek, şunları söyledi:

“İster Müslüman, ister Hristiyan, ister Musevi olsun Avrupa ülkelerine gidiyorlar, Amerika’ya, Avustralya’ya gidiyorlar. Birkaç sene geçmeden mülkiyede, askeriyede, emniyette görev alabiliyor, yargıç, polis, vali, general olabiliyorlar. Ülkemizde neden bunlar olmasın- Türkiye’de kalan tüm farklı inanç sahipleri, Hristiyan, Musevi, sayımız 100 bini geçmiyor 75 milyon içinde. Bunlar kendilerini neden ikinci sınıf görsünler- Yalnız konuşmalarda değil, uygulamada bunu görmek istiyoruz. Senelerdir hep konuşmalarda kalıyor. En az Türk Müslüman vatandaşlarımız kadar bu toprakları, bu ülkeyi seviyoruz. Bu ülkenin birlik beraberlik, huzuru, kalkınması için dua ediyoruz, çaba harcıyoruz. Gençlerimiz, çocuklarımız okuyor. Belki yüzde 95’i yüksek tahsilli.

Din, dil, ırk ayırmaksızın kanun önünde herkes eşit. Ama uygulamada bunu görmek istiyoruz. İki polis Süryani olsa, iki yargıç Musevi olsa, iki subay Ermeni olsa, iki Rum dekan olsa ne olur- Bu ülkemizin zenginliğidir. Hem imaj da daha güzel olur.”

-“Hükümetimiz bu konuda doğru yoldadır diyebiliriz”-

Süryaniler’in isteklerinin büyük değil “elzem” olduğunu kaydeden Çetin,

“Bunlar verilmediği zaman ister istemez ikinci sınıf vatandaş olduğunu düşünüyor” dedi.

Yusuf Çetin, Türkiye’nin bir an önce Avrupa Birliği’ne girmesini desteklerinin altını çizerek, her platformda da bunu dile getirdiklerini vurguladı.

Şu anki hükümetin, Cumhuriyet kurulduğundan bu yana, farklı inanç sahiplerine en fazla hoşgörülü, sorunlarıyla en fazla ilgilenen ve diyalog kuran hükümet olduğunun söylenebileceğini dile getiren Çetin, şunları söyledi:

“Hükümetimiz bu konuda doğru yoldadır diyebiliriz. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza devlet büyüklerimize dua ediyoruz. Çünkü uzun yıllar üst üste birikmiş sorunları bir ayda, bir senede halletmek de kolay değil. Yalnız biz Süryaniler bu topraklarda yaşamıyoruz. Farklı inançlar gruplar var. Onların da kendilerine göre sorunları var. Süryaniler’in istekleri o kadar fazla bir şey değil aslında. Rahatlıkla halledilebilecek sorunlar. İsveç’te, Amerika’da dilini okutabiliyor her devletin her kademesinde görev alabiliyorlar. Ana toprağımızda 5 bin 500 senedir bulunduğumuz topraklarda neden önümüz kapansın bu konularda- Suçumuz, günahımız ne- Hepimiz aynı Allah’a inanıyoruz. Yollar, diller,inançlar kültürler değişik olabilir. Bunlar ülkemizin zenginliği, mozaiği.”

Habere ulaşmak için tıklayınız.

Summary

 Turkish head of state, President Abdullah Gül will travel to Sweden on March 11, at the invitation of King Carl XVI Gustaf and Patriarchal Vicar of the Syriac Orthodox Church Metropolitan Filiksinos Yusuf Çetin will be the first ever representative of a Turkish minority to accompany the Turkish president on such a visit. Çetin considers this an honor for himself and his community. He made a statement saying that there are still issues that need to be resolved in order to ensure equality of all in practice. He also drew attention the importance of the  Mor Gabriel Monastery for the Syriac community and the need to establish a new church in Istanbul.

__________________________________________________________________________________________