Kütüphane > İnanç Özgürlüğüyle İlgili Haberler >

NHK: Hükümet Özgürlüklere Saygı Göstermeli

Norveç Helsinki Komitesi Gezi Parkı Olaylarıyla İlgili Basın Açıklaması

NHK: Hükümet Özgürlüklere Saygı Göstermeli

Hükümet özgürlüklere saygı göstermeli ve göstericilere yönelik polis şiddetine ilişkin olarak ivedilikle bağımsız bir soruşturma süreci başlatmalıdır.  Norveç Helsinki Komitesi, İstanbul, Ankara ve başka birçok şehirde, büyük ölçüde barışçıl niteliğe sahip gösterilere yönelik polis şiddetiyle ilgili haberlerden ötürü derin bir kaygı duymaktadır.

Gösteriler, 27 Mayıs 2013 tarihinde daha büyük bir yeniden yapılandırmanın parçası olarak Gezi Parkı’ndaki ağaçların sökülmesinin durdurulması talebiyle başladı. Güvenilir haberlere göre barışçı ve az sayıda gösterici polisin gaz ve basınçlı su müdahalesiyle karşılaştı.

Gezi Parkı’ndaki göstericilerin sayısı hızla artarken, Ankara ve başka şehirlerde Hükümet’e karşı Gezi Parkı göstericileriyle dayanışma protestoları düzenlendi. Türkiye Tabipler Birliği’nin açıklamasına göre Gezi Parkı protestolarının başlamasından 4 Haziran 2013 saat 21:00’e kadar 4177 yaralı hastanelere başvuruda bulundu, iki kişi hayatını kaybetti, 43 kişi ağır bir şekilde yaralandı,  üç kişinin sağlık durumu kritik, 10 kişi gözünü kaybetti ve 15 kişinin ise ciddi kafa travması var.

Gösteriler İstanbul’daki az sayıda yeşil alandan birinin korunması için Hükümete çağrı yapan bir protesto olarak başladı. Ancak kısa bir süre içinde polisin göstericilere yönelik kabul edilemez şiddetine, bu şiddete son verilmesi için siyasi önlemlerin alınmamasına karşı ve Hükümet politikalarına karşı genel bir hoşnutsuzluğu ifade eden geniş katılımlı bir protesto hareketine dönüştü.

Türkiye’de emniyet kuvvetlerinin barışçı gösterilere orantısız kuvvetle karşılık vermesi ilk kez olmuyor.  Protestocuların dağıtılması için aşırı güç kullanımı maalesef Türkiye’de polisin rutin olarak başvurduğu bir yöntem haline gelmiştir. Henüz dört hafta önce, Taksim Acil Hastanesi yakınlarındaki 1 Mayıs gösterilerine karşı aşırı güç kullanılmıştır.

Gezi Parkı olayları, Türkiye Hükümeti için polis şiddetinin kabul edilemez bir yöntem olduğunu kesin ve açık bir şekilde ortaya koyacağı bir fırsat olmalıdır. Bu nedenle, Hükümet:

  • ­Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın 4 Haziran’da, Gezi Parkı’ndaki gösterilerde yaralanmış olan göstericilerden özür dilemesini takiben, protestolarla igili polisin daha geniş kapsamlı insan hakları ihlalleri hakkında bağımsız bir soruşturma başlatmalıdır.  Bu soruşturma, gelecekte olabilecek barışçı gösterilerde polisin uygunsuz davranışlarını önlemek amacıyla polisin sokak gösterilerine karşılık vermeyöntemleri konusunda etkili reformların oluşturulması amacına da sahip olmalıdır;
  • ­Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı Gezi Parkı’nın yeniden yapılandırılması konusunda göstericilerin taleplerini karşılama sözünü yerine getirmek amacıyla gerekli önlemleri almalıdır.

Son yıllarda gerek Türkiye’deki insan hakları örgütleri  gerekse Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi uluslararası insan hakları örgütleri Türkiye’de ifade özgürlüğü üzerindeki sınırlamaları ve Türkiye’deki siyasetçilerin muhalif görüşlere karşı tahammülsüzlüğünü eleştirdikleri görülmektedir.

Türkiye’de bazı ana akım medya kuruluşları Gezi Parkı protestolarını ve polis şiddetini görmezden gelmiştir. Birçok yorumcuya göre, bunun nedeni ifade özgürlüğüne yönelik genel kısıtlamalar ve medyanın tam bağımsızlığa sahip olmamasıdır; sonuç olarak bu durum medya kuruluşlarının kendi kendilerine sansür uygulamasına yol açmaktadır.

Bu nedenle Hükümeti ifade özgürlüğünün ve elektronik, basılı ve internet ve mobil bilgi sistemleri de dahil olmak üzere tüm medya tiplerinin bağımsız haberleşmesinin korunması için gerekli önlemleri artırmaya çağırıyoruz. Bilgi akışının uluslararası insan hakları standartlarıyla uyumlu bir özgürlük ortamı içinde güvence altına alınması için Türkiye’de korkunun hakim olmadığı bir ortam sağlanmalıdır.

NTV kanalının ilk protesto eylemlerine yayın akışında yer vermemesinden ötürü özür dilemiş olması sevindiricidir. NTV’nin sahibi Doğuş Yayın Grubu’nun Genel Yayın Müdürü Cem Aydın, kanala yöneltilen eleştirilerin “büyük ölçüde haklı” olduğunu kabul etmiştir.

Gösterilerle ilgili olarak daha geniş kapsamlı bir bakışaçısıyla Hükümet ve yerel kamu görevlileri büyük projelerde yönetişimde şeffaflık ve halkın katılımının sağlanmasına ilişkin politikalarını gözden geçirmelidir. Gösterilerin hızlı bir şekilde yayılması Hükümetin halkla ve siyasi muhalefetle görüş alışverişini artırması gerekliliğinin bir işareti olabilir.

Türkiye’deki AK Parti gibi, uzun süre çoğunluğun oylarıyla görev yapan Hükümetler, sahip oldukları demokratik meşruiyetlerinin, muhalefet, sivil toplum ve ilgili vatandaşlarla görüş alışverişini gerektirmeyecek kadar sağlam olduğunu düşünebilirler. Bu görüşe kesinlikle katılmıyoruz. Gelişmiş demokrasiler Hükümetlerin hem temel özgürlüklere saygı göstermelerini hem de muhalefetle ve vatandaşların temsilcileriyle geniş kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunmalarını ve muhalif görüşlerin duyulmasına izin verilmesini gerektirir.

________________________________________________________________________________________редирект со страницы на страницуобучение оптимизациисковородки гриль чугунные