Arşivİnanç Özgürlüğüyle İlgili Haberler

AKP ve Aleviler: Çifte standart örneği / AKP and the Alevi: Double Standard

Radikal, 21.08.2012, Binnaz Toprak /CHP Istanbul MP

Summary in English below.

AKP yöneticileri, yıllardır bu ülkedeki laikliğin din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına almadığını, mütedeyyin insanlara baskı yapıldığını, laikliğin yeniden tanımlanarak devletin her inanç grubuna karşı tarafsız olması gerektiğini savunuyor. Kuşkusuz laikliğin doğru tanımı bu. Ne var ki, söylemleriyle eylemleri uyuşmuyor. ‘Alevi açılımı’yla övünen AKP, Alevilerin taleplerine duyarsız kaldığı gibi, din özgürlüğünü büyük ölçüde Sünni/Hanefi çoğunluğun özgürlüğü olarak algılıyor.
Alevi hakkında kararı neden Sünni veriyor?
Gelişmiş bir demokrasi düşünün ki orada hükümet insanlara nerede ibadet etmeleri gerektiğini dikte etsin. Örneğin, “Hepiniz Hıristiyan değil misiniz, gidin ibadetinizi Protestan kiliselerinde yapın” desin. Üstelik diyelim ki, Katolik olan halktan Protestan kiliselerini finanse etmek için vergi alıp Katoliklere hiçbir hizmet götürmesin. Kulağa absürd geliyor, değil mi? Oysa Türkiye’deki durum bu.
Demokratlıklarını, kimseyi ötekileştirmediklerini, bütün inançlara karşı saygılı olduklarını her fırsatta dile getiren AKPyetkililerinin Alevilere karşı tutumu, tam bir çifte standart örneği. Söyler misiniz, Alevilerin nerede ibadet edeceğine neden biz Sünniler karar veriyoruz? Yüzyıllardır camiye gitmemiş insanlara “Camiye gidin” diye buyurmak, bunun için Diyanet’ten fetvalar almak, Alevi köylerine camiler yapıp imamlar atamak, Alevi çocuklarını çoğunlukla Sünni Müslümanlığın öğretildiği din derslerine zorla sokmak, devletin her kademesine liyakata bakmaksızın AKP ’ye yakın duran Sünnileri atamak hangi laiklik tanımına uyuyor? Bu mudur devletin her inanç grubuna karşı tarafsız olması?
AKP ’nin Alevilere karşı ayrımcı tutumuna en iyi örnek,İstanbul Sultanbeyli’de Alevilerin oturduğu mahalle. Gözümle görmesem inanmazdım: Otobüs durağının üstünde ‘Yavuz Sultan Selim Mahallesi’ yazıyor. O sultan ki Alevileri neredeyse bu coğrafyadan silmiş. Mahalledekiler, 11 bin imzayla bir önceki belediye başkanına gidip ismin değiştirilmesini talep etmiş. Aldıkları cevap, ‘bu ülkede hiç kimseye Yavuz Selim aleyhine laf ettirilmeyeceği’! Konuştuğum kişiler, “Her gün Hazreti Ali’nin isminden çok Yavuz Sultan Selim’in ismini anıyoruz” diyor. Öyle ya, “Nerede oturuyorsunuz?” sorusuna verilecek cevap, “Yavuz Sultan Selim’de.”
Boşa giden önergeler
Bu ismin değişmesi için dört yıldır uğraşıyorum. Konuyu Başbakan Tayyip Erdoğan ’la, şimdiki Sultanbeyli Belediye Başkanı’yla, Sayın Bülent Arınç ’la konuştum. En son, milletvekili olarak soru önergesi verme hakkımı kullanıp Başbakan’a bir kez daha yazılı olarak ilettim. Birkaç gün önceİdris Naim Şahin imzalı bir cevap geldi. Önergem önce İstanbulValiliği’ne, oradan Sultanbeyli Kaymakamlığı’na, oradan da Sultanbeyli Belediye Başkanlığı’na gitmiş. Prosedürde hiçbir hata yok. Ancak gelen cevap, gençlerin tabiriyle, ‘şaka gibi’!
İlçedeki mahallelerin tarihçesi anlatıldıktan sonra kanun maddeleri sıralanıp Sultanbeyli Belediyesi tarafından mahallenin isminin değiştirilmesi için çalışma olmadığı yazılmış! Muhalefet partileri olarak başka konularda verdiğimiz önergelere de benzer cevaplar geliyor: Konunun özüne dokunmayan, baştan savma cevaplar. Halkın iradesini yansıttığı söylenen Meclis, sadece AKP iradesini temsil ediyor. Muhalefetin sesini duymak, AKP milletvekillerinin umurunda değil. Önergeleri boşuna veriyoruz.

Yazının tamamına ulaşmak için tıklayın.

Summary

The AKP discourse about the state observing equal distance to all religions in Turkey does not match its action. Particularly the unequal treatment of Alevis is a striking example. The AKP understands freedom of religion or belief as the right of the Sunni/Hanafi majority’s right to freedom of religion or belief. It would be difficult to imagine a situation where the Protestants are financed with taxes collected from Catholics and at the same time whre Catholics are not provided any services. It sounds absurd but that is the situation of the Sunni and Alevi in Turkey.  Also, why do the Sunni decide about where the Alevi will worship. Is this how the state observes equal distance to all religions?

______________________________________________________________________________________________

 

 

İlgili Makaleler

Back to top button