Kütüphane > İnanç Özgürlüğüyle İlgili Haberler >

Laiklik anayasa da yazsın mı yazmasın mı?/Should secularism be mentioned in Constitution or not?

Star, 7.11.2011

Summary in English is below.

Prof. Dr. M. ALİ KİRMAN

Anayasada laiklik ilkesinin yer alması devletin vatandaşlarına din ve vicdan özgürlüğü sağladığının teminatı olmadığı gibi, aksi durum da devletin zorunlu olarak teokratik olduğu anlamına gelmeyecektir.

Anayasa yapım ve/veya yazım sürecinde en çetin konu başlıklardan birinin “laiklik/sekülerlik” ve buna bağlı diğer konular, söz gelimi din ve vicdan özgürlüğü ekseninde olacağı açıktır.

Laiklik din ile devlet ilişkisini düzenleyen çok önemli bir ilkedir. Sosyolojik açıdan bakıldığında, din de devlet de insan hayatı için vazgeçilmez kurumlardır. Her iki kurum da insanların toplumsal ilişkileri üzerinde etkide bulunurlar. Devlet insanların bu dünya hayatı ile ilgili yasalar çıkarır ve düzenlemeler yapar. Bu nokta oldukça açıktır. Ancak bir toplumsal kurum olarak din, devletten oldukça farklı fonksiyonlar görür. Dinin daha ziyade öteki dünya ile ilgili ödül ve cezalarla ilgili olduğu düşünülürse de, bu dünyaya yönelik bir takım talep ve tavsiyeleri de söz konusu olabilmektedir. Belki bu noktada her dini aynı kategoride değerlendirmek yanıltıcı olabilir. Kuşkusuz insanlar bir dine inanma, dinî inancının gereklerini yerine getirme ve hatta inancının tanıtımını yapma hakkına sahiptir. Ancak hiç bir hak sınırsız değildir. Bu yüzden devletin düzenleyici fonksiyonlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Şu halde sorun, daha ziyade din ile devletin arasındaki ilişkinin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği meselesidir.

Özgürlüğü teminat altına almak

Türkiye’de bir kesim, laikliği bir yaşam biçimi olarak algılamaktadır. Bir başka kesim de bu algılamaya aksülamel olarak laikliğin din karşıtlığı olduğunu iddia etmektedir. Gerçekte laiklik, bir yandan din ve devlet arasındaki ilişkiyi düzenlemenin bir aracı iken, bir yanda da bir arada yaşamayı mümkün kılan bir ilke, bir modeldir. Zira belli bir din anlayışının toplumunun geneline dayatılmasının önüne geçmesi dolayısıyla toplumsal birlik ve bütünlük açısından son derece fonksiyoneldir. Ancak onun bir yaşam tarzı haline dönüştürülmesi, gerçek fonksiyonlarını yerine getirememesi sonucunu ortaya çıkarmaktadır.

Devamı için tıklayın.

Summary

Professor of Sociology of Religion M. Ali  Kirman argues that as much as the mention of secularism in the Constitution does not guarantee the citizens of a state that they will be provided freedom of religion and conscience, not to mention it will not make the state a theocracy either. 

__________________________________________________________________________________________________________