Kütüphane > İnanç Özgürlüğüyle İlgili Haberler >

Diyanet ve İslam Dışı Tehdit / The Diyanet and non-Islamic Threats

30.01.2012, Radikal

Summary in English below.

Diyanet İşleri, geçen Stratejik Rapor’unda din dersiyle derdi olan Alevileri ‘tehdit’ ilan etmişti. Bu sefer de İslam dışı her türlü inancı mı tehdit olarak belirledi?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2012-2016 yılları için düzenlediği Stratejik Plan yayımlandı. Bu da benim hobim. Çeşitli devlet kurumlarının stratejik planlarını ve performans planlarını takip ediyorum. Yenileri yayımlanınca tatlı bir heyecanla, bu güzel belgeleri bilgisayarıma indirip yavaş yavaş okuyorum.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bundan önceki raporu 2009-2013 yılları arasındaki stratejiyi kapsıyordu. O raporun GZFT, yani ‘Güçlü-zayıf yönler, fırsatlar-tehditler’ bölümü tartışmaya yol açmıştı. Radikal gazetesi, 22 Kasım 2010 tarihinde manşetini bu tartışmaya ayırmıştı. Gazete, ‘Kardeştiler, tehdit oldular’ manşetiyle çıkmıştı.
Sebebi ise raporun tehditler bölümünde, ‘kimi çevrelerce zorunlu din dersinin kaldırılması taleplerinin olması’nın gösterilmesiydi.

Yeni tehditler neler? 
Çeşitli Alevi derneklerinin zorunlu din dersinin varlığına ya da içeriğine karşı eleştirileri olduğu biliniyor. Hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, söz konusu rapor hazırlanmadan evvel yapılan bir başvuru sonucunda Türkiye’nin eğitim hakkını ihlal ettiğini tespit eden bir karar verdiği de ortada. Başvuran da bir Aleviydi.
Bu stratejik rapor hakkında çıkan haberler nedeniyle DSP milletvekili Süleyman Yağız, Bakan Faruk Çelik’e bir soru önergesi verdi. Önerge, “İstekleri tehdit olarak görüldüğüne göre Aleviler de tehdit olarak mı görülmektedir?” sorusunu içeriyordu.
Bakan verdiği cevapta tehdit meselesine hiç değinmemiş, sadece din dersine ilişkin Alevilerden de görüş aldıklarını bildirmekle yetinmişti.
Diyanet İşleri’nin yeni raporunun ‘Tehditler’ bölümünde bu defa ‘zorunlu din dersinin kaldırılması talepleri’ yer almıyor. Görülüyor ki bu konudaki tartışma, en azından o cümlenin Stratejik Rapor’dan çıkarılmasıyla sonuçlanmış.
Bu gelişme, zorunlu din dersinin kendisinin ve içeriğinin kamuoyu önünde ayrıntılı bir şekilde daha fazla tartışılması gerektiğini de gösteriyor.
Peki, Diyanet İşleri Başkanlığı’na göre yeni tehditler neler?
Mesela şu: “İslam dışı inanç, düşünce ve yönelimlerin Müslüman zihninin bütünlüğüne yönelik müdahale çabaları”. Raporun burada tam olarak neyi kastettiği belli değil. Müslüman zihnin bütünlüğü ne demek? Bu her neyse ona karşı müdahale çabaları nedir? Bu müdahale çabalarının kaynağı olarak gösterilen İslam dışı inanç, düşünce ve yönelimlerden ne anlamamız gerekmektedir?

Rapor cidden stratejik 
Radikal’den gazeteci arkadaşımız İsmail Saymaz’ın ‘Nefret’ kitabında birçok boyutuyla ortaya koyduğu misyonerlere karşı saldırı dalgası hâlâ akıllarda ve çözülememişken, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu ifadeyi açıklaması şart.
Geçen raporda din dersiyle derdi olan Alevileri ‘tehdit’ ilan ettikten sonra şimdi de misyonerler ve hatta İslam dışı her türlü inanç mı tehdit olarak belirlenmiştir?
İslam dışı inanç, düşünce ve yönelimden Diyanet İşleri ne anlamaktadır? Ne inançtır, ne düşüncedir, ne yönelimdir?
Bir başka tehdit ise raporda şöyle yer almış: “İslami gelenek içinde yer alan kimi görüş ve yorumların sübjektif anlayışlar doğrultusunda açıklanmasına yönelik çabalar”.
Müslüman zihnin bütünlüğü ve buna saldıran gayrimüslimler, İslami gelenek içinde yer almasına rağmen kafasına göre sübjektif yorum yapanlar.
Rapor hakikaten stratejik.
‘Gülen müftüler’ projeleri falan hep çok güzel. Ama bu tehdit algısı pek güldürmüyor. Müftüler gülsün, pek güzel. Ancak İslam dışı inançlar da İslami gelenek içinde yer alan sübjektif anlayışlar da gülsün.
Bir devlet kurumu, Diyanet İşleri’nin İslam anlayışını kendi raporunda tehdit olarak gösterse ne olur? O va kit Diyanet İşleri Başkanlığı’nın başka inançlara karşı bu tutumu nasıl bir cüretin ifadesi diye sorsam Müslüman zihninin bütünlüğüne müdahale etmekten hakkımda işlem yapılır mı?

Habere ulaşmak için tıklayın.

Summary

The Presidency of Religious Affairs (the Diyanet) has published the 2012-2016 Strategic Report which includes its strategic plans and performances.  This report lists opportunities and threats that the Diyanet faces. This year one of the threats is: “The efforts of non-Islamic beliefs, thoughts and tendencies to interfere with the integrity of the Muslim consciousness.” The report does not clarify what is meant by this expression. Another threat is listed as “Efforts to explain certain views and interpretations that are within the Islamic tradition through subjective understanding.” The report is certainly strategic in its view of non-Muslims that attack the Muslim consciousness and the subjective interpretations even though they are within the Islamic tradition.

_______________________________________________________________________________________