Basından > Arşiv >

Türkiye Ermenileri, Yeni Anayasa ve Lozan II

Aralık 2011,  hyetert.blogspot  Murat Bebiroğlu

Azınlık Olmak ya da olmamak, Temsil ve Şeffaflık.
“Grup, özel niteliklerini ve geleneklerini korumaya istekli olmalıdır. Yoksa söz konusu grubun asimile olmak istediği anlaşılır ve ona azınlık denmez. Nasıl sınıf bilinci olmadan sosyal sınıf olmazsa, azınlık bilinci olmadan da azınlık olmaz”
Görüleceği gibi bir toplum farklı olduğunu kabul etmiyor ve onu korumak kaygısı taşımıyorsa zaten asimile olmuş demektir.
Bilindiği gibi bu güne kadar bütün devletlerin kabul ettiği hukuki bir azınlık tanımı yoktur. Çeşitli tanımlardan yola çıkarak azınlık olmanın ana öğeleri şöyle sıralanıyor9.  Büyük toplumdan dil, din ve kültür olarak farklı olmak, yeterli sayıda olmak, başat (dominant) olmamak, vatandaş olmak ve son öğesi ise öz bilince (azınlık bilincine) sahip olmak, kendi özelliğini koruma isteğidir. Bu istek bir azınlık grubu için ana kriterdir. Görüleceği gibi bir toplum farklı olduğunu kabul etmiyor ve onu korumak kaygısı taşımıyorsa zaten asimile olmuş demektir.
Devlet Bakanı ve Baş müzakereci Sayın Egemen Bağış gayrimüslim ve azınlık sözleri yerine farklı inanç grupları deneceğini açıkladı10. Kanımca özellikle azınlık sözü gibi uluslar arası hukukta yerini almış bir kavram yerine tanımlaması zor “farklı inanç grupları” sözünü kullanmak sadece ciddi bir karışıklık yaratacaktır. Son yıllarda gayrimüslim takıntısı ise bence tamamen yersiz bir hassasiyettir. Osmanlı’dan bu yana gayrimüslim sözü Müslüman olmayan anlamında kullanılmıştır. Osmanlı’da da, bu gün de gayrimüslimlere zaman zaman hakaret anlamında kâfir, gâvur dendiği bilinir ama kâfirlere, dinsizlere hiçbir zaman gayrimüslim denmemiştir.
_____________________________________________________________________________________________