Tag Archives: Mine Yıldırım

Okullarda İnanç Temelli Çoğulculuk ve İnanç Özgürlüğü

Yorum/Analiz

Saha çalışmasının ortaya koyduğu gibi hem toplumsal beklentiler hem de uluslararası insan hakları hukuk standartlarıyla eğitimde inanç temelli çoğulculuk ve inanç özgürlüğü politikaları arasında ciddi uyumsuzluk bulunuyor. Okullarda çoğulculuğun ve din veya inanç özgürlüğü hakkının herkes için güvence altına alınması için köklü değişime gereksinim olduğu apaçık görülmektedir. Bu değişimin sadece Aleviliği veya zorunlu DKAB derslerini merkeze alınarak gerçekleşmesi mümkün görünmüyor.

İnanç Özgürlüğü Girişimi Yöneticisi Mine Yıldırım’a Stefanus Prize

Ulusal Basından

Mine Yıldırım, ödülle ilgili şöyle konuştu; "Ödül inanç özgürlüğüne ilişkin çalışmaların görünürlüğünü artırması açısından önemli. Genel olarak insan hakları alanındaki çalışmaların pek de fazla takdir edilmediği bir dünyada bu ödülü almak benim için teşvik edici. Bu alandaki çalışmalarım boyunca, uzun yıllar boyunca, pek de sonuç almadan, bu alanda mücadele etmiş birçok inanan inanmayan kadın ve erkekle tanıştım ve onların yaklaşımları ve çalışmaları benim için her zaman ilham verici oldu. Her biri en az benim kadar bu ödülü hak ederdi."

AİHM’in Alevilerle İlgili Kararı Ne Diyor, Ne Demiyor?

Yorum/Analiz

AİHM'in kararı Türkiye’nin Alevi inancını özerk bir inanç olarak tanımayı reddederek Alevilerin din veya inanç haklarını etkili bir şekilde yaşayamamalarına neden olduğunu söylüyor. Ancak Diyanet'in Alevi toplumuna dini kamu hizmetleri sunmasını zorunlu hale getiren bir karar değil.

AİHM Zengin Grubu Kararları / Değişim Potansiyeli ve Etkisizlik 

Akademik Yayınlar

Zengin grubu kararlarının toplumsal değişimde etkili olma potansiyeli yüksek kararlar olduğuna kuşku yok. Bu kararlar hem üst düzey siyasetçilerde hem de tabanda yankı uyandırdı. Kararların uygulanmasıyla ilgili başta Alevi toplumu olmak üzere çeşitli inanç grupları, sendikalar, insan hakları ve düşünce kuruluşları görüş açıkladı. Gerek ulusal süreç gerekse BK’daki süreç henüz etkili olmasa da, kararların sağladığı olanakların değerlendirilmesiyle eğitim hakkı ve inanç özgürlüğünün kesişiminde yer alan önemli konularda ilerleme sağlamak mümkündür. Bu nedenle insan haklarıyla ilgilenen tüm taraflar bu önemli kararların yolunu açtığı uluslarası ve yerel süreçlere dahil olmalıdır.

Oslo’da NHC:İÖG Semineri

Uluslararası Basından

Türkiye'de, Norveç Helsinki Komitesi İnanç Özgürlüğü Girişimi projesinin yöneticisi Mine Yıldırım, 12 Mart'ta Oslo'da gerçekleştirilen bir seminerde konuştu. Yıldırım'a göre, Türkiye teokratik veya belirli bir dini benimseyen bir devlet değil. Düşünce, din veya inanç özgürlüğü alanında önemli insan hakları yükümlülükleri olan laik bir devlet. Ne var ki Türkiye din veya inanç özgürlüğü hakkını herkes için tam olarak ve tarafsızlık ilkesini ve çoğulculuğu güvence altına alma yükümlülüğünü gözeterek korumakta zorlanıyor.