Tag Archives: din veya inanç özgürlüğü

AİHM Zengin Grubu Kararları / Değişim Potansiyeli ve Etkisizlik 

Akademik Yayınlar

Zengin grubu kararlarının toplumsal değişimde etkili olma potansiyeli yüksek kararlar olduğuna kuşku yok. Bu kararlar hem üst düzey siyasetçilerde hem de tabanda yankı uyandırdı. Kararların uygulanmasıyla ilgili başta Alevi toplumu olmak üzere çeşitli inanç grupları, sendikalar, insan hakları ve düşünce kuruluşları görüş açıkladı. Gerek ulusal süreç gerekse BK’daki süreç henüz etkili olmasa da, kararların sağladığı olanakların değerlendirilmesiyle eğitim hakkı ve inanç özgürlüğünün kesişiminde yer alan önemli konularda ilerleme sağlamak mümkündür. Bu nedenle insan haklarıyla ilgilenen tüm taraflar bu önemli kararların yolunu açtığı uluslarası ve yerel süreçlere dahil olmalıdır.

Din Dersi Muafiyetine Belge Şartı

Ulusal Basından

Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 3 Şubat’ta illere gönderdiği yazıyla azınlık okulları hariç, nüfus cüzdanında din hanesi boş bırakılan ya da Hıristiyanlık ile Musevilik dışında herhangi bir dine mensup olan öğrenciler, din kültürü ve ahlak bilgisi dersi almak zorunda.

Kadıköy’de Büyük Alevi Mitingi

Ulusal Basından

ALEVİ Dernekleri ve Eğitim-Sen, "Laik, bilimsel, anadilinde eğitim ve demokratik yaşam için dayanışma ve birlik mitingi" düzenledi. HDP’nin de katıldığı miting meydanında hem Atatürk hem Öcalan posterleri vardı.

Ortaokul ve lisede başörtüsü serbest

Ulusal Basından

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ortaöğretim kurumlarında başörtüsünün serbest kalacağını açıkladı. Uygulamanın ilk ve ortaokulda da uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaya başlandı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 5. sınıftan itibaren isteyenlerin başörtüsü takabileceğini söyledi.

Azınlıklar üzerinde vesayet var

Ulusal Basından

Azınlık vakıfların yönetim kurulu seçimlerini düzenleyen ‘Azınlık Vakıfları Seçim Yönetmeliği’ halen yayımlanmış değil. Yönetmelik tartışmalarının odağında bulunan isim ise, Vakıflar Meclisi Azınlık Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas. Vingas, değişen dünya koşullarında azınlık topluluklarının sorunlarının yönetmeliklerle çözülemeyeceğini, yasal bir düzenleme yapılması gerektiğini söylüyor.