Basından > Ulusal Basından > Yorum/Analiz >

AKP’nin ‘AK-Damar’ macerası

Yorum/Analiz

Bildiğimiz bir şey var, Lozan’a göre “TC kiliselerin, mezarlıkların ve diğer dini yapıların tam koruma altına alınmasını garanti ediyor”. 1913-1914 verilerine göre Osmanlı’da Ermeni cemaatine ait 2.538 kilise, 451 manastır ve 2000 okul var. Bu yapıların büyük kısmı yıkıldı, yağmalandı, bir kısmı ise “yasaklı askeri bölgeler” statüsünde, ne kadar harap edildikleri bile belli değil.

Mesele Eğitimde Dinsel Çoğulculuğa Saygı ise Liste Uzun

Yorum/Analiz

2012 yılından itibaren okullarda din veya inanç özgürlüğünü etkileyen önemli değişiklikler yapıldı ve bu değişikliklerin Türkiye’deki ebeveyn ve öğrencilerin inanç konusunda çeşitliliğini dikkate almadığını, ebeveynlerin ve çocukların din veya inanç özgürlüğü hakkını eşit bir şekilde korumadığını, tarafsızlık yükümlülüğünü ve ayrımcılık yasağını gözetmediğini görmek zor değil.

Partiler ve İnanç Özgürlüğü

Yorum/Analiz

Proje Koordinatörümüz Dr. Mine Yıldırım, 24 Haziran seçimleri öncesinde AKP, CHP ve HDP’nin inanç özgürlüğü alanındaki yaklaşımlarını ve vaatlerini Agos okurları için karşılaştırmalı olarak inceledi.

Farklılıkları ve benzerlikleriyle Antakyalı ve İstanbullu Rumlar

Yorum/Analiz

Cemaatimizin konuştuğu dil Arapça, ancak kiliselerimiz Rum Ortodoks Kilisesi. Bu durum özellikle gençler arasında “Arap mıyız, Rum muyuz?” gibi soruların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Orta yaş ve ihtiyarlar arasında bu konu pek gündem olmamaktadır. Çünkü onlar kendilerini bir kimlik ile ifade etmekten çok dini inanışını ön plana çıkarmaktadır. Özellikle 1990’lardan sonra Türkiye’nin çok kültürlü yapısının kendisini hissettirmesiyle beraber “Biz kimiz?” sorusu da daha fazla tartışılmaya başlandı.

Okullarda İnanç Temelli Çoğulculuk ve İnanç Özgürlüğü

Yorum/Analiz

Saha çalışmasının ortaya koyduğu gibi hem toplumsal beklentiler hem de uluslararası insan hakları hukuk standartlarıyla eğitimde inanç temelli çoğulculuk ve inanç özgürlüğü politikaları arasında ciddi uyumsuzluk bulunuyor. Okullarda çoğulculuğun ve din veya inanç özgürlüğü hakkının herkes için güvence altına alınması için köklü değişime gereksinim olduğu apaçık görülmektedir. Bu değişimin sadece Aleviliği veya zorunlu DKAB derslerini merkeze alınarak gerçekleşmesi mümkün görünmüyor.

AİHM’in Alevilerle İlgili Kararı Ne Diyor, Ne Demiyor?

Yorum/Analiz

AİHM'in kararı Türkiye’nin Alevi inancını özerk bir inanç olarak tanımayı reddederek Alevilerin din veya inanç haklarını etkili bir şekilde yaşayamamalarına neden olduğunu söylüyor. Ancak Diyanet'in Alevi toplumuna dini kamu hizmetleri sunmasını zorunlu hale getiren bir karar değil.

Hatırlamak ve Hiç Unutmamak…

Yorum/Analiz

Özgür Kaymak doktora kapsamında yaptığım mülakatlarda, Rum bir görüşmeci Yedikule’de yaşadığı geceyi zihinsel haritasında sakladığı detaylarıyla sanki dün yaşamışçasına “valla diken diken oluyor vücudum hala....” diyerek aktarıyor.