Basından > Ulusal Basından > Yorum/Analiz >

AİHM Muhammed Peygamber’e ‘pedofil’ diyen kadına verilen cezayı haklı buldu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Muhammed Peygamber'in "pedofil eğilimleri olduğunu" söylediği için para cezasına çarptırılan Avusturyalı bir kadının düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar verdi.

Yargıçların oybirliğiyle verdiği kararda, “Muhammed Peygamber’i pedofil diye tanımlanması yüzünden dini doktrinleri aşağılama yüzünden verilen ceza, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin düşünce ifade özgürlüğü konusundaki 10. maddesini ihlal etmiyor,” denildi.

Mahkeme, Avusturya’daki yerel mahkemelerin, başvuruyu yapan E.S adlı kadının sözlerini “geniş bir bağlamda, kapsamlı bir şekilde değerlendirdiğini ve kararda ifade özgürlüğü ile, diğerlerinin dini duygularının korunması ve Avusturya’daki dini huzurun korunması arasında dikkatli bir denge kurulduğunu” vurguladı.

Ayrıca, yerel mahkemelerin kararlarında Muhammed Peygamber’in aleyhindeki ifadelerin objektif bir tartışmada izin verilen limitleri aştığı ve İslam peygamberine karşı küfürlü bir saldırı olarak sınıflandırıldığı ve bunun da önyargıları artırıp, dini barışı tehlikeye atttığına hükmedildiği vurgulandı. Avusturya mahkemelerinin de kararlarla ilgili yeterli nedenler ortaya koyduğu ifade edildi.

480 euro para cezası almıştı

Konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyan 1971 doğumlu E.S adlı kadın “İslam hakkında temel bilgiler” adıyla verdiği iki seminerde, Muhammed Peygamber’in altı yaşındaki Ayşe’yle yaptığı ve Ayşe dokuz yaşına gelinceye kadar tamamına ermemiş evlilik iddiasını gündeme getirmiş ve “56 yaşındaki bir adam ve altı yaşında bir kız. Buna pedofili demeyeceksek, ne diyeceğiz?” diye konuşmuştu.

Viyana Bölge Mahkemesi şüphelinin 480 euro para cezası alması ve mahkeme masraflarını ödemesine hükmetmişti. Bir üst mahkeme de kararı onaylayınca, konu Yüksek Mahkeme’ye taşınmış ve burada da yeniden yargılama başvurusu reddedilmişti.

E.S AİHM’ye başvurusunda “yerel mahkemelerin, sözlerini ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirmediğini, böyle yapmış olsalardı sözlerini sadece değer yargıları olarak değil, gerçeklere dayanan değer yargıları olarak göreceklerini” savundu.

E.S İslam’a yönelik eleştirilerinin kamusal tartışmaya katkı yapan objektif ve canlı bir tartışma ortamında dile getirildiğini, İslam peygamberini hedef almadığını, dini grupların kamu kurumları olarak görülmesi ve bu nedenle de ağır eleştirileri hoş görmeleri gerektiğini” vurgulamıştı.

AİHM’nin kararında ayrıca verilen hükmün nihai olmadığı ve üç aylık süre içinde davanın Büyük Daire’nin önüne getirilebileceği de kaydedildi.